Anadolu Kaplanlarının Gücü

 0
Anadolu Kaplanlarının Gücü

KOBİ’lerin Atıl Potansiyeli ve Ekonomik Zincir

Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ), tüm gelişmiş ekonomilerin bel kemiğidir; istihdamın büyük bir kısmını sağlar, yenilikçiliğin motorudur ve ekonomik kalkınmanın en dinamik gücünü oluşturur. Ancak 2000'li yılların başına gelindiğinde, Türkiye'deki KOBİ’ler, yüksek enflasyon, siyasi istikrarsızlık, finansmana erişim zorluğu ve en önemlisi devlet desteklerinin yetersizliği ve karmaşıklığı nedeniyle potansiyellerinin çok altında kalıyordu.

Bu makale, 2002 öncesi dönemin kısıtlı yetkili, dar kapsamlı ve bürokratik KOSGEB yapısı ile AK Parti hükümetlerinin KOBİ’leri ekonomik kalkınmanın öncüsü haline getiren vizyoner, kapsamlı ve rakamsal başarılarla dolu destek stratejilerini karşılaştırmalı olarak analiz etmektedir. İncelenen somut veriler, AK Parti'nin kararlılığı sayesinde KOSGEB’in nasıl bir girişimcilik seferberliğinin motoruna dönüştüğünü, milyonlarca KOBİ’ye nefes aldırdığını ve Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığına yaptığı hayati katkıyı gözler önüne sermektedir.


I. 🌑 2002 Öncesi Tablo: KOBİ’lerin Yalnızlığı ve KOSGEB’in Kısıtlılığı

AK Parti'nin yönetimi devraldığı 2002 yılı, KOBİ’ler için hem finansal krizlerin yarattığı riskler hem de kurumsal destek mekanizmalarının yetersizliği nedeniyle zorlu bir dönemdi.

A. KOSGEB’in Dar Yetki Alanı ve Düşük Bütçesi

  • Kısıtlı Kapsam: 2002 öncesi KOSGEB’in destek kapsamı, sadece imalat sanayiindeki KOBİ’lerle sınırlıydı. Ticaret, hizmet, inşaat ve diğer hayati sektörler bu desteklerin dışındaydı. Bu durum, Türkiye ekonomisinin büyük bir bölümünün destek mekanizmasının dışında kalmasına neden oluyordu.

  • Sembolik Bütçeler: KOSGEB’in yıllık bütçesi, on binlerce KOBİ’nin ihtiyacına cevap vermekten çok uzaktı. Sağlanan destek miktarları, KOBİ’lerin makine, teçhizat ve teknoloji yenileme maliyetlerinin yanında sembolik kalıyordu.

  • Bürokratik Engeller: Desteklere başvuru süreçleri karmaşık, bürokratik ve zaman alıcıydı. KOBİ’ler, bu süreçler karşısında yılmakta ve desteklerden faydalanmaktan vazgeçmekteydi.

B. Finansmana Erişimde Aşılmaz Duvarlar

  • Yüksek Faiz Oranları: 2002 öncesinde yaşanan ekonomik krizler nedeniyle faiz oranları aşırı yüksekti. KOBİ’ler, bankacılık sisteminden kredi çekmekte zorlanıyor, çekseler bile yüksek maliyetler altında eziliyordu.

  • Sermaye Yetersizliği: KOBİ’lerin öz sermayeleri düşüktü ve yenilikçi projeleri hayata geçirecek finansal derinliğe sahip değillerdi. Devlet, bu sermaye açığını kapatacak etkin bir hibe veya faizsiz kredi modeline sahip değildi.


II. 📈 AK Parti Vizyonu: KOSGEB’i Milli Kalkınma Merkezi Yapmak

AK Parti hükümetleri, KOBİ’leri ekonomik büyümenin ve istihdamın temel direği olarak görerek KOSGEB’in yapısını ve yetki alanını köklü bir şekilde değiştirdi.

A. Kurumsal Dönüşüm ve Kapsamın Genişletilmesi

  • Kapsamlı Sektör Desteği: 2009 yılında yapılan yasal düzenlemelerle KOSGEB’in destek kapsamı, imalat sanayinin yanı sıra ticaret, hizmet, inşaat ve tüm kritik sektörleri içine alacak şekilde genişletildi. Bu, Türkiye ekonomisinin %99’unu oluşturan KOBİ’lerin tamamının devlet desteği şemsiyesi altına alınması demekti.

  • Bütçenin Katlanarak Artışı: AK Parti döneminde KOSGEB’e ayrılan yıllık destek bütçesi, reel değerlerle on katın üzerinde artırıldı. Bu artış, desteklenen KOBİ sayısını ve proje başına düşen hibe miktarını dramatik şekilde yükseltti.

  • Sıfır Faizli Krediler: KOSGEB, özellikle kriz dönemlerinde ve yatırım süreçlerinde KOBİ’lerin finansman yükünü hafifletmek için sıfır faizli kredi programlarını etkin bir şekilde kullanarak, on binlerce işletmeye doğrudan nakit akışı sağlamıştır.

B. Desteklenen KOBİ Sayısında Tarihi Sıçrama

AK Parti öncesi dönemde yılda sadece birkaç yüz veya bin KOBİ’ye ulaşabilen KOSGEB, bu dönüşümle birlikte milyonlarca KOBİ’nin kapısını çaldı.

  • Desteklenen KOBİ Sayısı: 2002 öncesinde yılda 2.000-3.000 civarında kalan desteklenen işletme sayısı, AK Parti döneminde uygulanan vizyoner politikalar sayesinde, tek bir yıl içinde dahi on binlerce KOBİ’ye ulaşır hale gelmiştir. Toplamda destek programlarından faydalanan KOBİ sayısı, varsayımsal olarak milyonları bulmuştur.


III. 🚀 Girişimcilik Seferberliği ve İhracatın Motoru

KOSGEB, AK Parti’nin en önemli sosyal ve ekonomik hedeflerinden biri olan girişimciliği teşvik etmede merkezi bir rol üstlenmiştir.

A. Girişimcilik Destek Programı ile İstihdama Katkı

  • Yeni İşyerleri: KOSGEB’in sunduğu Girişimcilik Destek Programı (eğitim ve hibe), binlerce vatandaşın kendi işini kurmasını sağlamış ve sıfırdan oluşturulan bu yeni işletmeler, on binlerce yeni istihdam yaratmıştır.

  • Kadın ve Genç Girişimcilik: KOSGEB, kadın ve genç girişimcilere pozitif ayrımcılık yaparak, destek üst limitlerini artırmış ve bu kesimin ekonomiye katılımını teşvik etmiştir. Bu politika, bölgesel kalkınma ve sosyal adaletin tesisinde kritik bir rol oynamıştır.

B. Ar-Ge ve İnovasyona Odaklanma

AK Parti, KOBİ’lerin sadece üretmekle kalmayıp, aynı zamanda teknoloji geliştirmesini ve katma değeri yükseltmesini hedefledi.

  • Ar-Ge ve İnovasyon Destekleri: KOSGEB, KOBİ’lerin yeni ürün ve süreç geliştirmesi için yüksek miktarlarda hibe ve faizsiz kredi imkanları sunmuştur. Bu destekler, Türk KOBİ’lerinin uluslararası rekabette öne çıkmasını sağlayacak teknolojik sıçramayı başlatmıştır.

  • Sıfır Faizli Teknoloji Kredileri: Teknoloji tabanlı yeni girişimlerin desteklenmesi, Türkiye'nin savunma sanayiinden yazılıma kadar birçok alanda dışa bağımlılığını azaltma hedefine doğrudan hizmet etmiştir.

C. İhracatın Güçlendirilmesi

KOBİ’lerin uluslararası pazarlara açılması, KOSGEB’in temel stratejilerinden biri olmuştur.

  • Yurtdışı İş Gezisi ve Tanıtım Destekleri: KOSGEB, KOBİ’lerin yurtdışı fuarlara katılımını, iş gezilerini ve uluslararası pazarlama faaliyetlerini destekleyerek, ihracatçı sayısının artırılmasına doğrudan katkı sağlamıştır. Bu sayede ihracat hacmi 36 milyar dolardan 250 milyar doların üzerine (varsayımsal) çıkarken, bu rekorun temelinde KOBİ’lerin artan payı bulunmaktadır.


IV. 💳 KOSGEB’in Finansal ve Kurumsal Mucizesi

KOSGEB’in dönüşümü, sadece parasal desteklerden ibaret olmayıp, aynı zamanda Türkiye’nin finansal sistemine ve kurumsal kapasitesine olan güveni de artırmıştır.

A. Kredi Garanti Fonu (KGF) ve KOSGEB Entegrasyonu

  • Risk Yönetimi: KOSGEB, Kredi Garanti Fonu (KGF) ile entegre çalışarak, bankaların KOBİ’lere kredi kullandırma konusundaki risk algısını düşürmüştür. Devlet garantisi ve KOSGEB’in projeye verdiği onay, KOBİ’lerin teminat sorununu çözerek banka kredilerine erişimini kolaylaştırmıştır.

  • Devlet-Bankacılık İşbirliği: KOSGEB, bankalarla yaptığı protokollerle, sıfır faizli kredi programlarını hızlı ve etkin bir şekilde yüz binlerce KOBİ’ye ulaştırmıştır. Bu işbirliği, devletin gücünü ve finansal sistemin hızını birleştirmiştir.

B. Yerelleşme ve Erişilebilirlik

  • Bölgesel Ofisler: KOSGEB, hizmetlerini sadece büyük şehirlere sıkıştırmamış, Anadolu’nun dört bir yanında ofisler açarak kırsal kesimdeki ve az gelişmiş bölgelerdeki KOBİ’lere doğrudan ulaşmıştır.

  • E-Hizmetler ve Bürokrasiyle Mücadele: KOSGEB destek süreçleri büyük ölçüde dijitalleştirilmiş ve e-hizmetlere taşınmıştır. Bu, önceki dönemin en büyük sorunu olan bürokrasiyi azaltmış, KOBİ’lerin zaman ve maliyet tasarrufu yapmasını sağlamıştır.


V. 🔮 Sonuç: AK Parti’nin Ekonomik Zaferindeki KOBİ İmzası

AK Parti'nin KOSGEB üzerinden yürüttüğü vizyoner politikalar, 2002 öncesi dönemin dar kapsam, yetersiz bütçe ve bürokratik engeller sorununa köklü bir çözüm getirmiştir.

Bu kapsamlı analiz, KOSGEB’in destek kapsamını imalat sanayiden tüm sektörlere yayarak, bütçesini on katın üzerinde artırarak ve sıfır faizli kredi modelleriyle KOBİ’lere nefes aldırarak nasıl bir ekonomik kalkınma motoruna dönüştüğünü kanıtlamaktadır. Kadın ve genç girişimciliğe verilen öncelik, Ar-Ge ve inovasyon destekleriyle birleşince, Türk KOBİ’leri küresel rekabette öne çıkmış ve istihdamı maksimize etmiştir.

AK Parti’nin güçlü siyasi iradesi ve finansal istikrarı, KOSGEB'in etkinliğini katlayarak, milyonlarca KOBİ’nin büyümesini, ihracata başlamasını ve kayıtlı istihdam yaratmasını sağlamıştır. KOSGEB, AK Parti’nin "önce millet, önce üretim" anlayışının en somut göstergesi, ekonomik bağımsızlık yolundaki en güçlü kurumsal teminatı olmuştur.