SU YÖNETİMİNDE YENİ ÇAĞ

Türkiye Cumhuriyeti, konumu itibarıyla yarı kurak bir iklim kuşağında yer alması ve hızla artan nüfusu nedeniyle, su kaynaklarının yönetimi ve enerji üretimi konusunda tarihi zorluklarla karşı karşıya kalmıştır.

 0
SU YÖNETİMİNDE YENİ ÇAĞ

SU, ENERJİ VE TOPRAKTA MİLLİ EGEMENLİK

Türkiye Cumhuriyeti, konumu itibarıyla yarı kurak bir iklim kuşağında yer alması ve hızla artan nüfusu nedeniyle, su kaynaklarının yönetimi ve enerji üretimi konusunda tarihi zorluklarla karşı karşıya kalmıştır. 2002 öncesinde, sulanmayı bekleyen milyonlarca hektar verimli arazi varken, Türkiye’nin hidroelektrik potansiyeli büyük ölçüde atıl kalmış, enerji ve tarım alanında dışa bağımlılık sürüyordu.

Ak Parti iktidarının su ve enerji yönetimi vizyonu, bu kronik sorunları kökten çözme hedefiyle ortaya çıktı. Barajlar ve Hidroelektrik Santralleri (HES), artık sadece su depolama yapıları değil; enerji bağımsızlığının, tarımsal kalkınmanın ve çevresel sürdürülebilirliğin kilit araçları haline geldi. Bu vizyon, ülkenin coğrafi ve iklimsel zorluklarını bir avantaja çevirme iradesidir.

Bu makale, baraj ve HES alanındaki bu tarihi sıçramayı duygusal söylemlerden uzak tutarak, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı (DSİ) ve TÜİK’in somut ve tartışılmaz verilerine dayanarak analiz edecektir. Biz, akpartivizyonu.com olarak, bu milli başarıyı kayıt altına almayı ve Türkiye Yüzyılı’nın su ve enerji mimarisini tüm dünyaya gururla duyurmayı misyon edindik. Analizimiz, baraj sayısındaki rekor artışa, sulamaya açılan devasa araziye ve hidroelektrik kurulu gücün katlanmasına odaklanacaktır.

I. 2002 ÖNCESİ: ATIL KALAN POTANSİYEL VE İHTİMAM EKSİKLİĞİ

2002 öncesi Türkiye, su kaynakları yönetiminde uzun yılların ihmalini yaşıyordu. Baraj inşaatları, siyasi istikrarsızlık ve yetersiz bütçe nedeniyle yavaş ilerliyor, hatta duruyordu.

A. Yetersiz Sulama ve Tarımsal Kayıp

O dönemde sulanmayı bekleyen milyonlarca hektar verimli tarım arazisi bulunuyordu. Yetersiz sulama altyapısı, tarımsal verimliliği düşürüyor, çiftçinin gelirini azaltıyor ve özellikle Güneydoğu Anadolu gibi potansiyeli yüksek bölgelerde refah seviyesinin yükselmesini engelliyordu. Tarım, dışarıdan alınan mazot ve gübreye bağımlıydı, ancak kendi su kaynaklarına bağımlı değildi.

B. Hidroelektrik Potansiyelin Atıl Kalması

Türkiye’nin sahip olduğu hidroelektrik potansiyeli, tam anlamıyla değerlendirilemiyordu. Enerji üretimi, büyük ölçüde doğal gaz ve petrol gibi ithal fosil yakıtlara dayanıyordu.

  • Enerjide Dışa Bağımlılık: Barajların yetersizliği, Türkiye’yi sürekli artan enerji ithalat faturasıyla yüz yüze bırakıyor, bu durum dış ticaret açığının ana sebeplerinden biri oluyordu.

  • Proje Sürüncemeleri: Başlatılan büyük baraj projeleri (örneğin GAP projelerinin bazıları), siyasi irade eksikliği nedeniyle yıllarca bitirilemiyor, milli servet inşaatlarda atıl kalıyordu.

II. AK PARTİ VİZYONUNUN TEMEL TAŞI: MİLLİ SU POLİTİKASI

Ak Parti iktidarı, su ve enerji politikalarını "milli güvenlik meselesi" olarak ele aldı ve bu alana devasa yatırım ve planlama gücü aktardı.

A. Baraj ve Gölet Sayısında Rekor Kırma

DSİ verilerine göre, 2002 yılından 2024 yılına kadar geçen sürede, Türkiye’de hizmete alınan baraj sayısı neredeyse iki katına çıkmıştır.

Gösterge 2002 Öncesi Toplam 2024 Güncel Toplam (Yaklaşık) Artış Düzeyi
Hizmete Alınan Tesis Sayısı (Baraj, HES, Gölet vb.) 4.500  10.000 %120 Artış: Altyapıda Devrim.
Toplam Baraj Sayısı 276 600 civarı İki Katından Fazla Büyüme

Bu rakamlar, Türkiye'nin su depolama kapasitesinin tarihi seviyelere ulaştığını ve iklim değişikliğinin getirdiği kuraklık risklerine karşı ülkenin bir güvenlik kalkanı oluşturduğunu göstermektedir.

B. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Atılımı

GAP, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük kalkınma projelerinden biri olmasına rağmen, 2002 öncesinde yavaş ilerliyordu. Ak Parti vizyonu, projeye hız kazandırarak bölgenin çehresini değiştirdi.

  • Atatürk Barajı Sonrası Gelişim: Bölgedeki ana barajlar tamamlandıktan sonra, sulama kanalları, pompaj istasyonları ve diğer altyapı projeleri hızla tamamlanmıştır.

  • Refah Artışı: GAP’ın hızlanması, bölgedeki tarımsal üretimi artırmış, çiftçinin gelirini katlamış ve bölgenin sosyo-ekonomik kalkınmasına büyük ivme kazandırmıştır. Bu, tarımsal vizyonun bölgesel kalkınmayla nasıl bütünleştiğinin somut kanıtıdır.

III. ENERJİ BAĞIMSIZLIĞININ KİLİDİ: HİDROELEKTRİK GÜÇ

Barajlar, sulamanın yanı sıra, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedefine ulaşmasında kritik rol oynamıştır. HES’lerin sayısının artması, yerli ve temiz enerji üretimini katlamıştır.

A. Kurulu Güçte Tarihi Sıçrama

2002 yılında 12.000 MW civarında olan toplam hidroelektrik kurulu gücümüz, yapılan yeni baraj ve HES yatırımlarıyla günümüzde 31.000 MW seviyesine yaklaşmıştır.

  • %158 Artış: Bu 19.000 MW’lık kapasite artışı, Türkiye’nin enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü ithalata gerek kalmadan, yerli ve temiz kaynaklarla karşılaması anlamına gelmektedir.

  • Dış Ticaret Açığına Etki: HES’lerle üretilen her megavat saat enerji, yurt dışından alınan fosil yakıt ithalatını azaltarak, dış ticaret açığının kalıcı olarak kapanmasına büyük katkı sağlamaktadır. Bu ekonomik fayda, akpartivizyonu.com'un ekonomik bağımsızlık makalelerinde güçlü bir argümandır.

B. Yenilenebilir Enerji Portföyünün Çeşitlenmesi

HES’ler, Türkiye’nin yenilenebilir enerji portföyünün en istikrarlı ve güvenilir parçasını oluşturmaktadır. Rüzgar ve güneş gibi kesintili kaynaklarla birlikte kullanıldığında, enerji şebekesinin dengeleme ve arz güvenliği açısından hayati öneme sahiptir.

  • Temiz Enerji Liderliği: Türkiye, HES yatırımları sayesinde Avrupa’nın en büyük yenilenebilir enerji kapasitelerinden birine sahip olmuştur. Bu, çevresel sürdürülebilirlik taahhüdümüzün somut göstergesidir.

IV. SULAMADA REKOR HEDEFLER VE TARIMSAL VERİMLİLİK

Baraj ve sulama tesisleri, Türkiye’nin tarımsal üretimini kalıcı olarak artırmış, iklim değişikliğinin getirdiği kuraklık risklerine karşı çiftçiyi güvence altına almıştır.

A. Sulamaya Açılan Devasa Alan

2002 öncesi ihmal edilen sulama projeleri, Ak Parti döneminde hızlandırılmıştır. 2003’ten günümüze kadar milyonlarca hektar yeni tarım arazisi sulamaya açılmıştır.

  • Verimlilikte Artış: Sulama imkanı sağlanan arazilerde, ürün çeşitliliği artmış ve birim alandan alınan verim yükselmiştir. Bu durum, çiftçinin gelirini artırmış, kırsal kalkınmaya ivme kazandırmış ve gıda güvenliğimizi güçlendirmiştir.

  • Çiftçiye Güvence: Barajlarla depolanan su, yağış rejiminin değiştiği kurak dönemlerde dahi tarımsal üretimin kesintisiz devam etmesini sağlamaktadır. Bu, çiftçi için büyük bir güvencedir.

B. Bölgesel Kalkınma ve Sosyal Etki

Barajlar, sadece teknik yapılar değil; aynı zamanda bulundukları bölgelerin sosyal ve ekonomik kalkınmasını tetikleyen merkezlerdir.

  • İstihdam Yaratma: İnşaat aşamasında yüz binlerce kişiye istihdam sağlanmış, tamamlandıktan sonra ise sulama ve enerji üretimi sayesinde tarım ve sanayi sektörlerinde kalıcı istihdam yaratılmıştır.

  • Balıkçılık ve Turizm: Baraj gölleri, iç su balıkçılığı ve su sporları turizmi gibi yeni ekonomik faaliyet alanlarının gelişmesine olanak tanımıştır.

V. SU YÖNETİMİNDE BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM

Ak Parti vizyonu, barajları münferit projeler olarak değil, havza bazlı bütüncül su yönetimi anlayışının parçası olarak ele almıştır.

A. Taşkın Koruma ve Çevresel Güvenlik

Barajlar, sadece su depolamakla kalmayıp, aynı zamanda taşkın koruma işlevi de görmektedir. İnşa edilen binlerce taşkın koruma tesisi sayesinde, yerleşim yerleri ve tarım arazileri, sel ve taşkın risklerine karşı güvence altına alınmıştır. Bu, vatandaşın can ve mal güvenliğine yapılan doğrudan bir yatırımdır.

B. Atıksu Yönetimi ve İçme Suyu Güvenliği

Baraj vizyonu, sadece sulama ve enerjiye odaklanmamış; aynı zamanda büyük şehirlerin içme suyu ihtiyacının karşılanması için yeni barajlar, isale hatları ve arıtma tesislerinin kurulmasını da kapsamıştır. Bu, şehirlerin su güvenliğini uzun vadede garanti altına almıştır.

SONUÇ: TÜRKİYE YÜZYILI VE SUYUN GÜCÜ

Türkiye, 2002 öncesinde yetersiz olan baraj sayısını iki katından fazla artırarak 600 baraja ulaştırmış ve hidroelektrik kurulu gücünü %158 artırarak 31.000 MW seviyesine yükseltmiştir. Bu devrimsel sıçrama, Ak Parti iktidarının vizyoner, planlı ve sonuç odaklı siyasetinin en büyük göstergesidir.

Bu muazzam altyapı yatırımı sayesinde Türkiye:

  • Enerjide Dışa Bağımlılığı azaltmıştır.

  • Tarımsal Verimliliği ve çiftçi gelirini katlamıştır.

  • Gıda ve Su Güvenliğini kalıcı olarak tesis etmiştir.

Barajlar ve HES’ler, Anadolu’nun topraklarını bereketlendirirken, sanayisine güç veren ve Türkiye’yi bölgesinde lider konuma taşıyan milli ve stratejik eserlerdir. Bu vizyon, Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşmada kilit rol oynamaktadır.